Return   Facebook

The Universal House of Justice

Ridván 1991

To the Bahá’ís of the World

Dearly loved Friends,

Cemal-i Mübarek'in , şimdi sona eren yıl içinde, dünya çapında toplumuna ve Dininin Dünya Merkezi'ne verdiği olağanüstü bağışlar için duyduğumuz gönül borcunu hiçbir dünyasal lisan dile getiremez. Hz.Bahaullah'ın bize destek olan iyiliği ve karşı konulmaz gücünün göze çarpan kanıtları önünde başımızı alçak gönüllülük içinde eğmekteyiz.

Orta Doğu'daki karışıklığın bir sonucu olarak, yılın son bölümünde Kutsal Toptaklar'ı saran karşı konulmaz tehlike,Bahai yönetiminin çalışmasını durdurmadan hatta ciddi bir engel yaratmadan uzaklaşmıştır. Bu durum,Hz.Bahaullah'ın zorlayıcı olmayan,sürekli gelişen ve birleştirici Sistem'iyle, “sıkıntıları, Tanrının tüm insanlık için amacını canlandıracak mutluluk dolu o refah çağının habercileri'' olduğu Hz.Şevki Efendi tarafından doğrulanan Geçiş Çağı'nın çalkantılı karakteri arasındaki zıtlığı acı bir biçimde hatırlatmıştır. “Dağılmakta olan bir uygarlığın şiddetli acılarını ve insanlık için, o uygarlığın yıkıntıları üzerinde yükselecek Kurtuluş Gemisi olan Dünya Düzeni'nin doğum sancılarını aynı anda ilan eden uğursuz işaretler”den biriydi.

Bu bölgedeki ani krize,o kadar çok sayıda ulusun çıkar yol niteliğindeki tepkisini birleştiren güçler,anlaşmazlığın çözümlenmesine bir araç olarak Hz.Bahaullah tarafından yüzyılı aşkın bir süre önce verilen kolektif güvenlik ilkesinin gerekliliğini hiç şüphesiz göstermiştir. Bu ilkenin tümüyle uygulanması için Hz.Bahaullah tarafından düşünülen uluslar arası düzenleme, insanlığı yönetenler tarafından benimsemekten uzak olmasına rağmen,Çağın Rabbı tarafından uluslar için belirlenen davranışa doğru büyük bir adım atılmış bulunmaktadır. Hz.Bahaullah'ın ulusların gelecekte geçireceği uyuma ima eden sözleri ne kadar aydınlatıcıdır : “Ey dünya hükümdarları. Birleşiniz ki, aranızdaki anlaşmazlık fırtınası böylece dinsin ve insanlarınız huzur bulsunlar eğer içinizden biri diğerine karşı silaha davranırsa, hepiniz ona karşı kalkınınız,çünkü bu apaçık adaletten başka bir şey değildir.”

Gerçekten de, hangi yönden bakarsak bakalım, Hz.Bahaullah'ın Vahyi'nin gücü dünyada açıkça çalışmaktadır. Siyasi liderlerin ve nüfuzlu düşünürlerin demeçlerinden bir nakarat gibi yayılan yeni bir dünya düzeni çağrısında,kendi niyetlerinin tanımını yapamasalar bile,Hz.Bahaullah'ın Vahyi'nin temel amacına insanlığın yavaş uyanışı fark edilebilir. Böyle bir çağrının, “uluslar arası uyumun temelini kuracak ilk ulus '' ve “ ruhani açıdan tüm ulusların rehberi “ olacağı Hz.Abdülbaha'nın beyanlarında taktir edilen o cumhuriyetin başkanından böylesine ısrarla gelmesi, biri Emrin içinde ve diğeri dışında aynı anda işleyen iki sürecin etkinliğinin ve hızlanmasının bir belirtisidir. Hz.Şevki Efendi,bu iki sürecin '' tek bir ihtişamlı son'' ile en yüksek doruğa ulaşacaklarının takdir olunduğunu bize söylemektedir.

Emrin içinde,başlangıçta düşünüldüğü gibi olmasa bile, Altı Yıllık Plan'ın çok güçlü başarılarının işaretleri çoktur. İlginç örnekler,Sovyetler Birliği, ve daha önceki uydu ülkelerinde meydana gelmekte olan hayret verici değişikliklerin sonucunda görülmektedir. Moskova Mahalli Ruhani Mahfili'nin yeniden kurulmasından sadece bir yıl sonra, Sovyetler Birliği Milli Ruhani Mahfili kurulacaktır. Aynı şekilde, Romanya'da bir yıldan biraz fazla bir süre önce meydana gelen devrimci politik değişimlerden sonra Hükümet, Bahai toplumunu, Hz.Bahaullah'ın öğretilerini duyurma hakkına sahip dini bir birlik olarak kabul etmiştir ; burada da, bir Milli Ruhani Mahfil bu Rızvan'da kurulacaktır. Din'in Çekoslavakya'da hızla büyümesi, orada bir Milli Ruhani Mahfil'in kurulmasını zorunlu kılmıştır. Aynı zamanda, Karayip bölgesinde, Leeward Adalar grubunun iki adet bölgesel yönetim birimine ayrılmasının bir sonucu olarak,Batı Leeward Adaları Milli Ruhani Mahfili kurulacaktır. Büyük memnuniyet veren bu dört Mahfile,Milli Ruhani Mahfil'lerin sayısı 155'e ulaşacaktır.

Tanrı Emrinin Ellerinden üçünün, Yüce Umumi Adalet Evi'ni bu tarihi olaylarda temsil edeceğini bildirmekten mutluluk duymaktayız. Amatu'I –Baha Ruhiye Hanım Romanya'da,Bay Ali Ekber Furutan Sovyetler Birliği'nde ve Dr.Ali Muhammed Varka Çekoslavakya'da. Müşavir Ruth Pringle, Batı Leeward adaları'nda temsilci olacaktır.

Hz.Bahaullah'ın Emrinin halkın düşüncesinde yükselen otoritesinin bir diğer örneği,ülkenin en yüksek yasal otoritesi olan Anayasa Mahkemesi'nin,Emrin tanınmasında çok önemli bir karar verdiği Almanya'dan çıkmıştır. Alt düzeydeki bir dizi mahkeme, bir Mahalli Ruhani Mahfil'in tüzüğünün tescilini, bu belgede Milli Ruhani Mahfil'e tanınan otoritenin, yasal haklara sahip birliklerin özerk olmasını gerektiren yasal ilkeyi ihlal ettiği gerekçesiyle reddetmişlerdi. Karşılaşılan konular gerçekten karmaşıktır ve burada ayrıntılara girmek olanaksızdır. Anayasa Mahkemesi'nin, Mahalli Ruhani Mahfilin temyiz istemini uzun ve özenle irdelenmiş bir kararla desteklendiğini söylemek yeterli olacaktır. Kararda, Bahai toplumunun,Bahai Dini'nin kutsal eserlerinde emredilen biçimde yasal kapasite kazanma hakkı teyit edilmekte ve tanınmış bir gün olarak hakikatinin, özündeki nitelikleri, herkes tarafından bilinmekte oluşu ve mukayeseli din alimlerinin tanıklığıyla kesinlikle doğrulanmış olduğu belirtilmektedir. Karar, Mahkeme'nin kendi değerlendirilmesine göre o kadar önemliydi ki,kararını açıklayan bir bildiriyi basına dağıtmak gibi ender görülen bir adım atmıştır. Bu önemli davranış, Bahai toplumu için birleşik bir Almanya sınırlarının çok ötesinde sonuçlar yaratacaktır.

Emrin keskin ve derin görüşlerine giderek artan genel beğeninin bir diğer örneği, Güney Afrika Cumhuriyeti'ni ilgilendirmektedir. Uzun yıllar süren ırk ayrımı sorununu çözmek için Hükümetin girişimlerinden yararlanan Milli Ruhani Mahfil, ülkede yeni bir anayasa hazırlanmasında kendi görüşlerini bildirmeye karar vermiştir. Hükümet adına hareket eden ve Milli Ruhani Mahfil'in görüşünü,Mahfil tarafından atanan temsilcilerden alan Güney Afrika Yasa Komisyonu Başkanı hakim,bugüne kadar düşüncelerini bir anayasa için ruhani ve ahlaki temel sağlayan tek grubun Bahailer olduğunu açıklamıştır.

Yukarıda sözü edilen gelişmelerin herhangi birinin ve bu arada,Bahai Uluslar arası Toplumu'nun bir temsilcisinin, Moğalistan'da Barış için Asya Budist Konfrensı'nda yapılan halka açık bir toplantıya Budist olmayan tek konuşmacı olarak davet edilmesinin ;Papa II.John Paul'ün Burundi'ye yakın geçmişte yaptığı ziyaret sırasında verilen bir resepsiyonda Bahailerden özel olarak bahsetmesinin ;Bahai Dini'nin, Tuvalu'daki yaygın dinlerden biri olarak resmi kayıtlara geçirilmesinin;23 elçilik ve eğitim kurumunun katılımıyla Brezilya Milli Ruhani Mahfili tarafından düzenlenen, Barış için Eğitim konulu Uluslar arası serginin kendi başlarına etkileri ne olursa olsun, bir şey çok açıktır :dünya çapında top yekun etkisi,Din'in bilinmezlikten çıkışını doğrulamaktadır. Bahai toplumunun gerçek karakteri ve zengin olasılıklarının insanlar tarafından giderek artan ölçüde tanınmasının bu gibi işaretleri,Oluşum Çağı'nın dördüncü döneminde Din'in ilerlemesinin seçkin bir özelliğidir.

Göz kamaştırıcı bu işaretler ve alametler ,üzerinde dikkatle düşünürken,sözü edilen çok güçlü gelişmelerin başarılmasını mümkün kılan çabaları teşvik eden ve destekleyen ve daha önemlisi, toplumun tüm başarılarının temeli olan tebliğ işinin dinamik atılımını hizmetleriyle uyaran Kıtasal Müşavirlere ve onların Muavenet Heyetlerine olan büyük sevgi ve beğenimizi ifade etme içgüdüsüne karşı koyamıyoruz. Müşavirler Heyetlerinin, Bahai dünyası için vazgeçilmez ve çok beğenilen hizmetlerinin yeni dönemine girerken yaptıkları gayretli başlangıçtan son derece memnunluk duymakta ve cesaretlenmiş bulunmaktayız. Uluslar arası Tebliğ Merkezi'nin yürekten teşviki ve muhteşem desteğiyle şimdi güçlerini yönelttikleri yeni girişimler,Altı Yıllık Plan'ın tatmin edici bir biçimde bitirilmesi için iyi işaretler olacaktır. Bu yılın Misak Günü itibariyle Muavenet Heyeti üyelerinin sayısının, şimdi mevcut olandan 90 fazlasıyla 846'ya çıkarılmasıyla,çabalarının büyük ölçüde destekleneceğini dilemekteyiz. Dünya çapında Bahai toplumu, sıradan insanlar arasındaki çalışmalarıyla yüce Dinimizin sürekli büyümesi ve güçlenmesini garanti eden Muavenet Heyeti üyelerine ve onların asistanlarına verilen ruhani görevlerin kapsam ve niteliğine bu kararın getireceği gücü şüphesiz memnunlukla karşılayacaktır.

Altı Yıllık Plan’ın olağanüstü bir biçimde ilerleyişi ruhlarımızı aydınlatmakta ve umutlarımızı yüceltmektedir. O Plan'ın geriye sadece bir yılı kalmıştır ve yedi ana hedefini başarmak üzere güçlü bir ilerleme kaydedilmiştir. Toplumumuz, 1986'da Plan'ın başlangıcındaki konumundan dikkat çekici bir değişiklik göstermektedir. Büyük ölçüde büyümüş ve gelişmiştir. Daha çeşitli, daha dinamik ve daha seçkindir. Altı Yıllık Plan'ın son yılına girerken,hepimizin önünde heyecan verici beklentiler ufku durmaktadır :

Hz.Bahaullah'ın Vahyi'nin Ana Kitabı olan Akdes Kitabı'nın uzun bir süredir beklenen açıklamalı İngilizce çevirisinin hazırlıkları tamamlanacaktır. Bu anıtsal başarı, Bahai dünyasının evrimine yeni bir evreyi tek başına ve kendiliğinden getirecek ve böylece Altı Yıllık Plan'ın başarılarının tacı olacaktır.

Hz.Bab'ın Makamı'nın alt Teraslarındaki dolgu işiyle,Kutsal Kitapları İnceleme Merkezi ve Uluslar arası Arşiv Ek Binası için kazı başlayacak,Tanrı'nın Kutsal Dağı'nda bu büyük ve son derece önemli girişimlerin yeni bir aşamasına girilecektir.

Plan'ın sonu,Kutsal Yıl'ın, 1992-1993, başlangıcını belirleyecektir. Bir yıl sürecek bilinçli bir duraksama Hz.Bahaullah'a inananlara,Suudu'nun ve dünyayı birleştiren Misak'ının başlatılmasının Yüzüncü Yıldönümü'ne yaraşan saygıyı göstermek için izin verecektir. Daha önce duyurulduğu gibi, bu iki olayın seçkin karakterini ve dünyayı sarsan önemini yansıtmak üzere büyük törenler planlanmaktadır.

Birincisi Bahai dünyasının temsilcileriyle, Hz.Bahaullah'ın Fatihleri'nin , Hz.Bahaullah'ın özgür Ruhu'nun semavi hükümranlık tahtına çekildiği Behci'de ve Fatihlerin Onur Listesi'nin, öğretilerinin tüm dünyaya yayılması için yaptığı çağrısına, O'nu sevenlerin verdiği karşılığı gösteren bir jest olmak üzere gömüleceği En Kutsal Makam'ın yakınında bir araya gelmeleridir. Bu topluluk Behci'de çok resmi bir anma törenine katılacak ve okunacak kutsal yazılar,tüm Bahai dünyasının bu tür törenlerinin ruhani deneyimini birleştirmek amacıyla ve kendi anma toplantılarında kullanılmak üzere her yerdeki Bahai toplumlarıyla kısa zamanda paylaşılacaktır.

Diğeri : Sevgili Hz.Abdülbaha'nın, Hz.Bahaullah'ın Misakı'nın Merkezi olarak kendi Makamı'nın kapsamını açıkladığı ve Misak Şehri adını verdiği New York City'de, 23-26 Kasım 1992'de yapılması planlanan Dünya Kongresi'dir. Bahai toplumları,Hz.Bahaullah'ın Misakı'nın başlangıcının yüzüncü yıldönümünü kutlamak ve onun hedeflerini ve birleştirici gücünü ilan etmek üzere yapılacak Kongre'nin amacını yüceltmek için dünyanın her yerinde uygun yardımcı etkinliklerde bulunacaklardır. Bu etkinliklerin bir sonucu olarak,Hz.Bahaullah hakkında Enformasyon Ofisi tarafından istediğimiz üzere hazırlanan ve hem Bahailerin kendileri için eğitim ve ilham kaynağı olacak hem de halka sunulmak üzere bilgilendirici bir yaygın niteliğinde bir bildiri geniş ölçüde dağıtılacaktır. İsm'i Azam'ın toplumu, bu ve diğer yollarla Hz.Bahaullah'ın İsmini dünyanın her yerine duyurmaya ve tüm insanların bilincinde tanınmasına çalışacaktır.

Akdes Kitabı'nın basılması, Kermil Dağı'ndaki inşaat projelerinin ilerlemesi,Altı Yıllık Plan'ın bitişi,Kutsal Yıl'ın başlaması gibi yakın başarıların böyle bir müstesna karışımı, Bahai dünyasının beklentilerini canlandırmakta, daha önce girişilenlerden daha güçlü çabalar için ortamı hazırlamakta ve hepimizi tarihin yeni bir döneminin açılışına yöneltmektedir. O,halde, her bir kimseye, Tanrıya kişisel bağlılık duygusunu vicdanın en derin gizliliği içinde ifade etme olanağını veren,her inananı Din'in Merkezi Kurumu'na doğrudan bağlayan, ve her şeyin ötesinde,itaatkar ve samimi olanlara Tanrı'nın açıklanması güç iyilik ve bol bağışlarını sağlayan kutsal yasanın, Tanrı'nın Yüce Mazharı'na inancını itiraf eden herkes tarafından bu uygun dönemde benimsenmesi yerinde olacaktır. Hukukulllah'ın (Tanrı'nın Hakkı), Kutsal Yılın başlangıcı olan Rızvan 1992 itibariyle evrensel olarak uygulanacağını,egemen olan Tanrımızın önünde alçak gönüllülükle şimdi ilan etmekteyiz. Herkesi ona uymaya sevgiyle çağırıyoruz.

Çok sevgili erkek ve kız kardeşlerimiz : Sevgili'nin, dileklerimizi nasıl cevaplandırdığına tanıklık ediniz. Şifa veren Kelam'ına bugüne kadar kapalı olan ülkelerdeki yeni kardeşlerimiz ve yeni kurumlarla, yaşamlarınızı nasıl zenginleştirdiğini görünüz. İlahi reçetelerin, büyük ve küçük ulusların davranışları için yol gösterici ilkeler olduğunun, ne güçle teyit edildiğini düşününüz. Şüphesiz, böylesine bol bağışlar, güçlüklerle dolu fakat aydınlık bir geleceği karşılamanız için sizi yılmayan cesaret ve güvenle doldurmuştur. Gerçekten de, bu hayırlı yıla Altı Yıllık Plan'ın nihai zaferi için hazır olarak girmektesiniz.

Hz.Bahaullah'ın hizmetinde bencillikten uzak çalışmalarınızla, O'nun sevgisinin ve sevecen korumasının bitmez tükenmez hazinesinden kutsanmanız dileğiyle.

 

Windows / Mac