The Universal House of Justice
Ridván 1996
To the Bahá’ís of the World
Dearly loved Friends,
Avrupa Bahaileri, kırküç yıl önce, On Yıllık Plan'ı kıtanızda başlatmak üzere sevgili Emrin Velisi'nin istediği Stockholm konferansında toplandığında, üç tane Milli Ruhani Mahfiliniz, yani Britanya Adaları, Almanya ve Avusturya ve İtalya ve İsviçre Mahfilleri ve batı Avrupa'nın diğer ülkelerinde yavaş yavaş gelişmekte olan mahalli camialar vardı. Politik engeller nedeniyle batıdan kopan doğuda ise, daha önceki yıllarda kurulmuş olan camiaların küçük kalıntıları ve komşu Türkiye'de küçük ve çabalayan ulusal bir camia vardı. O zamanki Avrupalı inananlar, önlerindeki huşu uyandıran görevler üzerinde düşününce, Emrin Velisi'nin, Hz.Bahaullah'ın henüz gelişmemiş olan Dünya Düzeni'nin kurumlarını oluşturacakları kıtanın tarihi değerini aydınlatan şu sözlerini duydular:
Tüm gezegende böylesine merkezi ve stratejik bir yer işgal eden bir kıta; tarihi çok zengin ve olaylarla dolu, kültürü ise çeşitli; toprağından Yunan ve Roma uygarlıklarının çıktığı; bazı özelliklerini Hz.Bahaullah'ın Kendisi'nin takdir ettiği bir uygarlığın esas etkeni; güney kıyılarında, Hristiyanların ilk vatanlarını kurduğu; doğu sınırlarında Haç ve Hilal'in güçlü kuvvetlerinin sık sık çarpıştığı; güneybatı ucunda, hızla gelişen bir İslami kültürün en güzel meyvesini verdiği; kalbinde ise, Reform hareketinin,ışınlarını dünyanın uzak bölgelerine yayarak parladığı.
Toprağı, Hz.Bahaullah'ın Kendisi'nin adımlarıyla kutsanmış; hapisten çıkarıldıktan sonra, yeni bir çağ açan seyahatlerinde Hz.Abdülbaha tarafından iki kez ziyaret edilmiş; seyyahları ve alimleri, Babi Vahyi'nin ilk ışınlarına erkenden karşılık vermiş; iki hükümeti, Din'in Kahramanlık Çağı'ında yardım elini uzatmış; ve ulusları, İran'daki zulüm altındaki Bahailerin savunması için son yıllarda çok etkin bir biçimde müdahale etmiş olan kıtanız, kalpleri Tanrı Emri'nin Mesajı ile bir kez etkilenen ve akılları uyanan insanlarının, Tanrı Emri'nin sancağının etrafında toplanma konusundaki yeteneklerini yeterince göstermiştir.
Bu kırküç yıl boyunca Avrupa bahai Toplumları büyük canlılık göstermişlerdir. Milli Ruhani Mahfillerin sayısı, tüm kıtayı kaplayarak ve Rusya'nın durumunda Pasifik Okyanusu'na kadar geniş bölgeleri bağrına basarak, otuzdörde çıkmıştır. Avrupalı muhacirler, Afrika, Pasifik, Karayip bölgesi ve Gröndland'da, Din'e büyük zaferler kazandırmışlardır. Kurumlarınız da dış ilişkilerde ün yapmışlardır. Toplumlarınız Din'in seçkin alimlerini, müzisyenleri, sanatçıları, bilim adamlarını ve Bahai Öğretileri'ni ekonomi ve iş alanlarına uygulamakla ilgilenen kimseleri içermektedir.
Kadınların ilerlemesi ve aile yaşamının güçlendirilmesi için özel gayret harcadınız. Avrupa Bahai Gençlik Konseyi, Avrupa'nın tüm bölgelerindeki gençler için, Milli ve Mahalli Ruhani Mahfilllerine sıkı sıkıya bağlı ve bunlar tarafından desteklenen Milli Ve Mahalli Gençlik Heyetleri ağıyla tamamlanan bir odak noktası ve teşvik kaynağı olmuştur. Tüm çabaların, Hz.Bahaullah'ın mesajı'nın ruhani açlık çeken bir topluma götürülmesi amacına iyi odaklanarak, bu başarıların üzerine yenilerinin eklenmesi zamanı gelmiştir.
Milli Ruhani Mahfillerinizin Rızvan'dan hemen sonraki ilk görevi, Müşavirlerle meşveret ederek, her ülke için Dört Yıllık Plan'ın ayrıntılarını belirlemek olacaktır. Kendi mahalli planlarının geliştirilmesinde Mahalli Ruhani Mahfillerin ve bireysel olarak inananların katılımı ve açıkça belirtilecek olan eylem planlarını izlenmeleri, Hz.Abdulbaha'nın İlahi Plan'ının uygulanmasının bu aşamasının yüce hedeflerine başarıyla ulaşılması için gerekli olacaktır.
Avrupa büyük çeşitlilik gösteren bir kıtadır ve Milli Mahfillerinizin herbiri, Tanrı Emri'nin, önümüzdeki dört yıl süresince kendi bölgesinde ilerlemesi için gerekli olan süreçleri ve başarıları özenle inceleyecektir. Herbiri toplumun mevcut durumunu, içinde çalıştığı bölgeyi ve diğer bahai toplumlarıyla mümkün olabilecek işbirliği alanlarını dikkate almalıdır. Din'in kurumlarının yasal açıdan henüz tüzel kişilik kazanmadığı ülkelerde resmi tanınma elde edilmesine ve henüz Milli Ruhani Mahfilleri olmayan bağımsız ülkelerin ve Faroes gibi büyük adaların bazılarında bunların kurulmasına özel dikkat gösterilmesi gerekecektir. Ancak, belirli ülkeler, ülke grupları ve tüm kıta için geçerli olduklarından, göz önünde bulundurulması gereken ve daha geniş vizyon içeren bazı unsurlar vardır.
Muhacirler ve gezici mübelliğler için haykıran bölgeler vardır; örneğin, kuzeyde Spitsbergen'e kadar uzanan kutup ve kutba yakın bölgelerin Sami ve diğer halkları arasında yapılan çalışmaları hatırlıyoruz. Akdeniz'in, Atlantik'in ve Kuzey Denizi'nin adalarında Din'in tebliğinin önemini; Hz.Bahaullah'ın çağrısına büyük alıcılık göstermeye başlayan Roman halkının kıta çapındaki önemini; Öğretilerin, her tür azınlıklar açısından yararını göstermek için Avrupa Bahai toplumlarının elindeki fırsatı; sevgili Emrin Velisi tarafından bazı toplumların kaderi olarak tanımlanan belirli görevleri ve bu toplumların, kendi dillerinin konuşulduğu çok uzak ülkelerdeki sorumluluklarını; Din'in, "Hristiyanların önde gelen, en eski ve güçlü Kilise'sinin kalbinin ve kalesi"nin bulunduğu İtalya'da ilerlemesinin sonuçlarını; Ukrayna ve Avrupa Rusyası'nın geniş bölgelerinde Bahai merkezlerinin sayısının hızla artmasına olan ihtiyacı; ve bunların da ötesinde, topraklarının büyük bir kısmı Asya'da olan ve orta, güney ve doğu Asya'daki ve Alaska, Kanada ve Birleşik Devletler'deki komşu toplumlarla işbirliğinden yararlanmayı sürdürmesi gereken Rusya Federasyonu Bahai Toplumunun özel sorumluluklarını ve fırsatlarını düşünüyoruz. Tüm bunlar, önümüzdeki yıllarda karşılaşacağınız güçlüklerin sadece bazı örnekleridir.
Dört Yıllık Plan'ın ana hedefi olan, toplu giriş sürecinde önemli bir ilerlemenin Avrupa için özel bir önemi vardır. Hiçbir şüpheniz olmasın bu, batıda ve doğuda, Avrupa'nın her yerinde ilerleyebilecek bir süreçtir. Toplu girişin, Emrin gelişiminde kaçınılmaz bir aşama olduğunu herkes kabul etmelidir. Bu sürecin doğası, bu konu üzerindeki bir derlemede açıklanmıştır ve arzu edilen sonucun, yani sürekli toplu girişin, ne kadar şevkle yapılırsa yapılsın, sadece arasıra gösterilen, düzensiz bir dizi çabalarla elde edilemeyeceği, bu derlemeden açıkça görülmektedir. Güven; vizyon birliği; sistematik, gerçekçi, fakat cesur planlama; hataların yapılacağı gerçeğini kabullenme ve bunlardan ders çıkarmaya isteklilik; ve her şeyin ötesinde, Hz.Bahaullah'ın rehberliğine ve destekleyici teyitlerine güvenilmesi, bu süreci ilerletecektir.
Çeşitli yerlerde eğitim enstitülerinin açılması konusu Dört Yıllık Plan'da vurgulanmıştır. Çünkü mevcut yöntemler, değerli olmalarına rağmen, Emrin gelişimindeki bu yeni aşamanın güçlüklerini kendi başlarına yenmek için yeterli değillerdir. Eğitim enstitülerinin niteliği ve yapısı, her ülkenin ve bölgenin koşullarına uydurulmalıdır. Bunların Avrupa'daki biçiminin, Hindistan'ın kırsal kesimindeki eğitim enstitüleriyle aynı olmayacağı açıktır. Ancak, temel işlevleri aynı olacaktır. Enstitüye katılanlarda sağlam bir Bahai kimliğinin oluşmasını; dünyaya ve dünyanın durumuna, kişinin milliyeti veya Bahai olmadan önceki geçmişi açısından değil de , Öğretiler'in görüş açısından bakma yeteneğini teşvik edeceklerdir. Her katılımcıda Hz. Bahaullah’a derin bir sevgi,temel Öğretiler üzerinde iyi bir anlayış ve duayla,tefekkürle ve Kutsal Eserler’in içine dalarak,her bireyin ruhani yaşamının geliştirilmesinin önemi üzerinde bir bilincin oluşturulmasına yardım edeceklerdir. Din’in nasıl tebliğ edileceği gibi pratik konuları da kapsayacaklardır. Çünkü, bunu yapabileceklerine güven duymadıkları için,Mesaj'ı iletmekte tereddüt eden çok insan vardı. Din’de böyle bir derinleşmenin yaratacağı değişim,bireysel olarak her dostun kalbini,bu Mesaj'ı etrafındakilerle paylaşma özlemiyle kesinlikle tutuşturacaktır ve bu,tebliğdeki tüm başarının kaynağıdır. Eğitim enstitülerine katılanlar,yeni veya eski olsun,tebliğ konusunda potansiyellerini artırmak ve böylece her inananın bir mübelliği olduğu Emrin insan kaynaklarını büyük ölçüde artırmak üzere diğer Bahailere yardım edebileceklerdir.
Din'in, Avrupa'daki dostlar tarafından tebliğinin kapsamı genişletilmelidir; bir yandan değişik biçimlerde, doğal ve bireysel olarak, öte yandan iyi odaklanarak, birlikte ve karşılıklı destek vererek yapılmalıdır. Hem ilham vermeli hem de pratik olmalı ve herşeyin ötesinde Hz. Bahaullah'ın gücü konusunda berrak bir inançla dolu olmalıdır. Tebliğ çalışmalarınızın alanını, kırsal alandaki insanları ve ketlerde çalışan kitleleri; az eğitimli insanları ve aynı zamanda üniversite kasabalarındaki aydınları içerecek biçimde genişletmelisiniz. Bilinçli olarak toplumun her tabakasına yaklaşmalı, yöntemlerinizi, yayınlarınızı ve görsel-işitsel araçlarınızı her guruba göre ayarlamalısınız. Hem kalp hem de akıl beslenmelidir; hem ruhani güç hem de zihinsel açıklık, tebliğ işinin hayati unsurları olarak kabul edilmelidir. Din'in duyurusu, büyümesi ve güçlenmesi için sanatın kullanılmasında son derece ilerlediniz; bu, birçok kapının anahtarıdır ve teşvik edilmeli ve geliştirilmelidir. Duanın gücüyle güçlenen ve kılavuzlanan birliğiniz,şevkiniz,güveniniz ve azminiz, arayıcı ruhları bir mıknatıs gibi çekecek olan ilahi teyitler için bir kanal olacaktır.
Bizler de, ülkelerinizde ve dünyanın her yerinde büyük tarihi zaferler kazanmış olan sizlerin, Dört yıllık plan sırasında, yirmibirinci yüzyılda gözler önüne serilmesi mukadder olan ve henüz tasavvur edilemeyen şan ve şöhretin belirtileri olacak daha büyük başarılar aşamasına girmeniz için Kutsal Eşik'te coşkuyla dua edeceğiz.
- The Universal House of Justice