Return   Facebook

The Universal House of Justice

Ridván 2015

To the Bahá’ís of the World

Dearly loved Friends,

Göz kamaştırıcı Rızvan mevsimi geldi ve İsm-i Âzam’ın toplumunun çıkmayı başardığı yüksek noktalardan, ufukta parlak bir gelecek görülüyor. Geniş bir saha katedilmiştir: Yeni büyüme programları ortaya çıkmıştır ve gelecek on iki ay içinde yüzlercesinin daha başlaması şart olmakla birlikte, gerekli olan aktivite modelini hayata geçirmeye yönelik çabalar, Beş Yıllık Plan’da ilan edilen 5000 sayısına ulaşmaları istenen kümelerin neredeyse tümünde hâlihazırda başlamıştır. Mevcut programlar güçlenmekte ve bunların birçoğu, bir kümenin dört bir yanındaki ve bir mahalle ya da köydeki sosyal ortamda Tanrı Emri’nin etki alanının genişlemesinin ne demek olduğunu daha net bir şekilde göstermektedir. Kalıcı ve geniş kapsamlı bir büyüme ve sağlamlaşmaya çıkan yollar daha sağlam adımlarla takip edilmekte, bunun hızını ise çoğu zaman yürekli gençler belirlemektedir. Emrin toplum kurma gücünün muhtelif koşullarda açığa çıkabileceği yöntemler daha fazla belirginleşmekte ve bir kümedeki büyüme sürecinin bir sonraki aşamasını işaret etmesi gereken o tanımlayıcı özellikler giderek daha çok fark edilir hale gelmektedir.

Hz. Bahaullah’ın her takipçisi bu işi yürütme ve destekleme çağrısının muhatabıdır ve bu çağrı, dünyanın şu sefil halinden, birçok insanın bir teselli bulmaktan aciz olduğu şu elem verici koşullardan muzdarip olan her kalpte bir karşılık bulacaktır. Çünkü sorumluluk hisseden her inananın, düzeni altüst olmuş bir toplumun katlanarak artan hastalıklarına verebileceği en yapıcı karşılık, en nihayetinde, Plan’ın geniş çerçevesi kapsamında üstlenilen, sistematik, kararlı ve benliksiz harekettir. Geçen yıl süresince, farklı milletlerde ve farklı şekillerde daha da netleşmiştir ki, bir halkı geleneksel olarak birleştirip birbirine bağlayan idealler etrafındaki toplumsal uzlaşma, giderek daha çok aşınıp tükenmektedir. Artık bu uzlaşma, hoşnutsuzluk ve küskünlükten beslenen çeşitli bencil, hoşgörüsüz ve zehirli ideolojilere karşı güvenilir bir savunma mekanizması sunamamaktadır. Özgüveni her gün gittikçe azalan, çatışma halindeki bir dünyada, bu yıkıcı doktrinlerin taraftarları giderek daha küstah ve daha pervasız hale gelmektedirler. Kalem-i Âlâ’nın şu açık tespiti aklımıza geliyor: “Cehennem ateşine doğru koşarlarken aydınlığa koşuyoruz sanıyorlar.” Ulusların saygın liderleri ve iyi niyetli halklar, toplumdaki bariz çatlakları çaresizce tamir etme mücadelelerinde yalnızlığa terk edilmiştir ve bunların yayılmasını engellemekte aciz kalmaktadırlar. Tüm bunların etkileri yalnızca somut ihtilaflarda veya düzenin çöküşünde görülmemektedir. Komşuyu komşuya düşüren ve aile bağlarını koparan güvensizlik duygusunda, toplumsal diskur denilen şeylerin birçoğunda yaşanan aşırı gerginliklerde, gücü ele geçirip zenginleşmek için en bayağı insani dürtülerin kullanılması karşısında gösterilen duyarsızlıkta – tüm bunlarda, toplumun devamlılığını sağlayan manevi gücün tükenme noktasına geldiğinin apaçık işaretleri yatmaktadır.

Yine de şunu bilmek rahatlatıcıdır: Bu parçalanmanın ortasında, herkese insanın yaradılışındaki kutsiyetin somut ifadesini sunan, yeni bir kolektif yaşam türü şekillenmektedir. Dostların, özellikle tebliğ ve toplum kurma aktivitelerinin yoğun olarak sürdürüldüğü bölgelerde, kıymetli enerjilerini tüketme riski taşıyan materyalist güçlerden kendilerini korumayı nasıl başardıklarını gözlemledik. Sadece bu konuda değil, kendilerinden zaman ayırmalarını isteyen çeşitli başka taleplerle ilgilenirken de, önlerindeki kutsal ve acil görevleri hiçbir zaman gözden kaçırmamaktadırlar. Emrin ihtiyaçlarına ve insanlığın en yüce menfaatlerine yönelik bu tür bir hassasiyetin her toplumda olması gerekiyor. Daha önce hareket olmayan bir kümede bir büyüme programı tesis edildiğinde, adanmış bir inananın kalbindeki Hz. Bahaullah sevgisi sayesinde ilk aktivite kıpırtılarının nasıl ortaya çıktığını görüyoruz. Bir toplumun boyut itibarı ile büyümesi eninde sonunda daha karmaşık düzenlemeleri zorunlu kılsa da, tüm aktivite bu basit sevgi ilmeği ile başlar. Sabırlı ve odaklanmış bir çalışma modelinin çocukları, gençleri ve yetişkinleri ruhani fikirlerle tanıştırmak, dua ve tefekkür toplantılarıyla bir ibadet duygusu beslemek, anlayışı aydınlatan sohbetler başlatmak, Yaratıcı Sözü yaşam boyu inceleyip davranışlara dönüştürenlerin sayısını devamlı artırmak, diğer insanlarla birlikte hizmet kapasitesi geliştirmek ve öğrenilen şeylerin uygulanmasında birbirine eşlik etmek için, döngüden döngüye dokunduğu, olmazsa olmaz iplik budur. Aziz dostlar, Cemal-i Ebha’nın sevdikleri: Ne zaman O’nun Kutsal Eşiği’nde hazır bulunsak sizler için tüm kalbimizle dua ediyoruz ki O’na beslediğiniz sevgi, yaşamlarınızı O’nun Emrine vakfetmeniz için sizlere güç versin.

Toplum hayatının dinamiklerinin çok sayıda insanı içine aldığı kümelerden ve bunların yoğun aktivite merkezlerinden doğan zengin anlayışlar, özellikle değinilmeyi hak etmektedir. Sayısı devamlı artan ruhların sistematik bir şekilde toplumsal aktivitelerin çerçevesine dâhil edilmesini sağlayan ve dostluk ile alçakgönüllü hizmet üzerine inşa edilen bir dayanışma kültürünün, kendisine buralarda gayet doğal bir şekilde yer bulduğunu görmekten memnuniyet duyuyoruz. Aslında, bir halkın Hz. Bahaullah’ın yeni bir toplum vizyonu doğrultusundaki hareketi, sayısı giderek artan ortamlarda, artık sadece kulağa hoş gelen bir ihtimal olmakla kalmayıp, giderek somutlaşan bir gerçeklik haline gelmektedir.

Bulundukları çevrelerde kayda değer bir ilerlemenin henüz ortaya çıkmadığı ve değişim özlemiyle yanıp tutuşanlarınıza ilave birkaç söz söylemek istiyoruz. Umutlu olun. Durum hep böyle kalmayacaktır. Emrimizin tarihi son derece olumsuz başlangıçların muhteşem sonuçlar verdiği olaylarla dolu değil mi? İlahi yardımın gücüyle teyit edildiğinde, ister genç ister yaşlı olsun, bir avuç inananın veya tek bir ailenin ve hatta sadece tek bir insanın yaptıkları, görünüşte hiç de alıcı olmayan yerlerde defalarca canlı toplumlar yaratmadı mı? Sizin durumunuzun bundan farklı olduğunu zannetmeyin. Bir kümedeki değişim, ister hızlı ister zorla başarılmış olsun, kesin formülleri olan yaklaşımların veya gelişigüzel aktivitelerin sonucunda olmaz; bu süreç, hareket, yansıma ve meşveret döngüleriyle ilerler ve deneyimin meyvesi olan planlarla yol alır. Bunun da ötesinde ve kısa vadeli etkileri ne olursa olsun, Sevgililer Sevgilisi’ne hizmetin bizzat kendisi, ruh için kalıcı bir mutluluk kaynağıdır. Emrin Beşiği’ndeki ruhani kardeşlerinizin oluşturduğu örnekten de cesaret alın; yapıcı duruşları, toplum olarak sergiledikleri dayanıklılık ve İlahi Sözü yüceltmekte gösterdikleri sebatkârlık, o ülke halkında, düşünce ve davranış seviyesinde nasıl bir değişime yol açıyor. Tanrı sizinledir, her birinizledir. Plan’ın geriye kalan on iki ayında her toplum mevcut durumundan daha güçlü bir noktaya doğru ilerlesin.

Hayati derecede önemli olan büyüme ve sağlamlaşma işi, Bahai dünyasının başka birçok alanda üstlenmesi istenen girişimler için de sağlam bir temel oluşturmaktadır. O paha biçilmez mirası, yani Dinimizin tüm insanlığın menfaati için muhafaza edilen Kutsal Yazılarını oluşturan binlerce Levhin içeriğinin metodolojik bir şekilde kategorize edilerek düzenlenmesi çalışmaları Dünya Merkezi’nde yoğunlaşmaktadır; böylece Yazıların hem orijinal dillerinde hem de İngilizce çevirilerinin basımlarına hız verilecektir. Sekiz tane Maşrıku’l-Ezkâr’ın, Tanrı’nın haşmeti için dikilen o kutsal Mabetlerin inşaatı hızla devam etmektedir. Ulusal seviyelerdeki dış ilişkiler çalışmaları dikkate değer ölçüde etkinlik kazanarak gittikçe daha sistematik bir hale gelmiş, son yirmi yılda ortaya çıkan önemli deneyimden çıkarılan ve bu çalışmaların gelecekteki gelişimi için daha geniş bir çerçeve sunan bir dokümanın altı ay önce Milli Ruhani Mahfillere gönderilerek yayınlanması ile daha da canlanmıştır. Aynı zamanda, Bahai Uluslararası Toplumu’nun New York ve Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofislerinin ve Brüksel’deki Ofisinin kardeşleri olan iki yeni Ofis, Addis Ababa ve Cakarta’da açılmıştır ki bunlar Emrin bakış açılarını uluslararası seviyede, Afrika ve Güneydoğu Asya’da paylaşma fırsatlarını artırmaktadır. Büyümenin ihtiyaçlarının sıklıkla gerektirdiği üzere, bir kısım Milli Mahfiller, sahip oldukları kaynakların dikkatli yönetiminde, toplumlarının şartlarına derinliğine vakıf olma çabalarında ve Milli Ofislerinin işleyişinin devamlı güçlenmesini sağlama konusuna verdikleri dikkatte görüldüğü gibi, idari kapasitelerini geliştirmektedirler; bu alanda birikmeye devam eden olağanüstü çaptaki bilginin sistematik olmasına duyulan ihtiyaç, Dünya Merkezi’nde İdari Sistemlerin Geliştirilmesi Ofisi’nin kurulması sonucunu doğurmuştur. Farklı türlerde sosyal hareket girişimleri birçok ülkede katlanarak artmaya devam etmekte ve Öğretilerde yatan kutsal bilgeliğin sosyal ve ekonomik şartların iyileştirilmesinde nasıl kullanılabileceği konusunda birçok şey öğrenilmesini mümkün kılmaktadır; bu faaliyet alanının geleceği öyle parlaktır ki, Sosyal ve Ekonomik Gelişim Ofisi için, yedi üyeden oluşan ve bu Ofis’in evriminin gelecek aşamasının ilk adımı olan Uluslararası bir Danışma Kurulu kurduk. Bu Kurul’un üç üyesi Ofis’in koordinasyon ekibi olarak da hizmet verecek ve Arz-ı Akdes’te ikamet edecektir.

O halde bu Rızvan’da, yapılacak çok şey olduğunu görüyorken, bunları yapmaya hazır birçok kişinin olduğunu da görüyoruz. Binlerce küme, mahalle ve köyde, yepyeni iman ve itimat pınarları fışkırmakta ve cana can katan sularıyla temas etmiş olanların ruhlarına neşe saçmaktadır. Bu akış bazı yerlerde bir dere, bazılarında ise şimdiden bir nehirdir… Şimdi hiçbir ruh için kıyıda oyalanma zamanı değildir – herkes kendisini ilerleyen bu dalgaya bıraksın.

 

Windows / Mac